Ankara’daki güvenlik birimleri, SDG’nin feshi kararını, Suriye krizinin başlangıcından beri kayıtlara geçmiş en kritik jeopolitik dönüşümlerden biri olarak değerlendirmektedir. Bu gelişme, bölgedeki dengeleri köklü şekilde etkileyecek önemli bir karar olarak görülüyor. Güvenlik kaynakları, SDG’nin kendini feshederek Suriye Ordusu’na entegrasyonunu, bölgesel ve uluslararası politika açısından büyük bir dönüm noktası olarak nitelendiriyorlar.
Örgüt liderlerinden Mazlum Abdi, dün akşam saatlerinde Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamada, “Bugün Suriye Demokratik Güçleri’nin misyonunun sona erdiğini ve resmen feshedildiklerini, sorumluluk bilinciyle kamuoyuna duyuruyoruz.” sözleriyle örgütün yeni safhaya geçtiğini açıkladı. Abdi, Suriye’de barış ve istikrarın sağlanması adına yeni bir sayfa açıldığını belirtirken, Türkiye ile yürütülen barış sürecinde Öcalan’la doğrudan görüşme çağrılarını tekrar hatırlattı. Bu süreçte, PKK’nın da feshedildiği ve kongreler düzenlendiği duyuruldu; örgüt kendini terör listesinden çıkarma yolunda adımlar attı.
Türkiye hükümeti, SDG’nin temelini oluşturan YPG’nin PKK’nın uzantısı olduğunu ve örgütün silah bırakmasının, bölgedeki barış ve güvenlik açısından kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Güvenlik analistleri, SDG’nin fesih kararının, Suriye krizinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ve bölgedeki terör unsurlarının tasfiyesi adına kayda değer bir adım olduğunu belirtiyorlar. Bu gelişmenin, özellikle Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgedeki istikrar hedefleri açısından yeni bir ivme kazandırdığına dikkati çekiliyor. Ankara, bu sürecin bölgedeki toprak bütünlüğü ve sınır güvenliği açısından olumlu bir gelişme olduğunu vurguluyor ve Irak ile Suriye arasındaki güvenlik boşluğunun kapanmaya başladığını ifade ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SDG’nin feshedilmesinden sonra yaptığı ilk açıklamada doğrudan bölgedeki gelişmelerden bahsetmese de, “Terörsüz Türkiye ve bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere kararlılıkla ilerliyoruz.” diyerek sürecin önemini bir kez daha belirtti. Erdoğan, “Bugüne kadar olduğu gibi azim ve sabırla yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.” sözleriyle, bölgesel istikrar ve güvenliğin öncelikli olduğunu vurgulamış durumda. Bu gelişmeler, 8 Aralık 2024’te başlayan ve Suriye’deki 61 yıllık Baas rejiminin sona ermesiyle şekillenen sürecin bir parçası. 10 Mart 2025 tarihinde imzalanan yeni anlaşma, SDG’nin Suriye Ordusu’na entegrasyonu ve enerji kaynaklarının devlet kontrolüne geçmesi noktasında önemli adımlar içeriyor. Bu söz konusu anlaşma, bölgedeki silahlı güçlerin yeniden düzenlenmesi ve barış ortamının tesisi adına atılmış önemli bir adım olarak kayıtlara geçiyor.